19 Ocak 2026 Pazartesi

Jimin'in 19 Ocak 2026 Tarihli Vogue Korea Röportajının Çevirisi


Şimdiki düşüncelerini ve beğenilerini yalın bir dille anlatan Jimin’in ifadelerinden BTS ile yeniden sahneye çıkacak olmanın heyecanı hissediliyor. “7” sayısıyla tamamlanan bu dönüşte, sahneye çıkmaya hazırlanan Jimin’in bugünkü halini anlatmak için belki de yedi farklı Vogue kapağı bile yetmez.

Terhis sonrası ilk çekimini Vogue ile yapıyorsun. İlk solo albümün FACE yayınlanmamişken yani üç yıl önce seni gördüğümüzde tek başına bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyordun. Bu yolculuk seni hem heyecanlandırıyor hem de endişelendiriyordu. O zamanki senle bugünkü sen arasında neler değişti, neler aynı kaldı?

Doğrusu ben de emin değilim. (Gülüyor) Fiziksel olarak kendimde büyük bir değişiklik görmüyorum. Yine de eskisine kıyasla bakış açım ve yapmak istediklerim/hedeflerim üzerine daha fazla kafa yormaya başladım.

Son dönemde üyelerle canlı yayın açıp hayranlarla daha çok bir araya geldiniz. 20 Mart olarak duyurulan tam kadro dönüş için hem grup hem de hayranlar oldukça heyecanlı, beklenti yüksek. Bir canlı yayında şu an “BTS’in en parlak dönemi” ifadelerini kullandınız.

Bu ifade fiziksel olarak kendimizi iyi hissettiğimiz bir yaşta olmamızla ilgiliydi. Eğer bunu yeni albümle duyarsak, bundan daha iyisi olmaz.

Yeni albüm üzerinde çalışırken sizi yönlendiren/düşündüren bir soru var mıydı?

BTS’i gerçekten BTS yapan şeyin ne olduğunu düşündüm. BTS’e en çok yakışan duruş ne olabilir. Gerçi bu soru bugüne kadar da hep aklımızdaydı. Önceki çalışmalara kıyasla bu albümde düşünme süreci daha görünür. Bu yönüyle albüm yeni bir his verebilir.

İlk solo albüm FACE ile kendinizin farklı yönleriyle yüzleştiniz, ikinci albüm MUSE’ta ise size ilham veren insanları ve dünyayı yeniden keşfettiniz. Bu albümlerden sonra kendinize koyduğunuz yeni bir amaç var mı? Grup müziği üretirken bu sürecin bir katkısı oldu mu?

Aksine bu kez grup albümünü yaparken yeni ilhamlar ve etkiler oldukça fazlaydı, çok şey öğrendim ve etkilendim. Bu da ileride kendi ellerimle daha iyi müzikler üretme arzusunu güçlendirdi. Nasıl şekilleneceğini bilmiyorum ama beklemenizi isterim.

“Like Crazy” ile hem grup hem solo olarak Billboard Hot 100’de 1 numara olan ilk Koreli solo sanatçı oldunuz. Bu birincilik hem müziğinizin hem de geniş kitlelerde yarattığınız etkinin bir göstergesi oldu. Hiç de sıradan bir başarı değil. Müzik üretirken çıkış noktanız, en temel hedefiniz nedir?

Solo çalışmalarım sayesinde bu dönemde ne kadar çok kişinin beni desteklediğini fark ettim. Beni destekleyen insanlar için daha değerli, daha iyi bir armağan olabilecek müzik yapmak istedim. Bu da beni ne yapmak istediğimi daha net düşünmeye itti. Bu süreç, türünden melodisine, şarkı sözlerindeki her bir satıra kadar baştan sona bana ait bir albüm yapma hedefimi belirginleştirdi.

Jungkook ile birlikte yer aldığınız eğlence programı 이게 맞아?! sezon 2’de, “Şu anda en çok ne yapmak istiyorsunuz?” sorusuna verdiğiniz cevapla BTS’e dönme isteğinizi metaforla ifade ettiniz. Bu heyecan verici meydan okuma öncesinde şu anda en yoğun şekilde çalıştığınız alan hangisi? 

Sağlığı her şeyin önünde tutarak vücudumun ihtiyacı olan egzersizlere odaklanıyorum. Vücudumun aniden zorlanmaması için rehabilitasyonla birlikte ilerliyorum.

Jimin’in sanatında bedenin her zaman merkezde olduğunu hissediyorum. Yıllar içinde dansa ve bedene yaklaşımında değişen bir nokta oldu mu? Eskisine kıyasla daha çok önem kazanan bir duygu ya da his var mı?

Dansa olan tutkum değişmedi ama sadece eskisi kadar zaman ayıramadığımı fark ediyorum. Bunun doğal bir süreç olması mümkün ama başlangıçtaki duyguyu yeniden yakalamak için çabalıyorum.

Uzun bir aradan sonra yapılan Vogue çekiminde Dior ile birlikte sade ve taze bir enerji yaydınız. Saf ama aynı zamanda alışılmışın dışında bir çekicilik taşıyan kendine özgü gençlik hissinin, Dior’un yeni çizgisiyle doğal bir uyum yakaladığını düşündüm. 

Genel olarak klasik bir sadeliğe şık dokunuşlar eklendiğinde ortaya çıkan güzelliği seviyorum. Bu görünümü mümkün kılan Dior’a teşekkür borçluyum. Öncesinde de fazlasıyla güzeldi fakat Jonathan Anderson kreatif direktör olduktan sonra markanın klasik zarafetine yeni bir soluk kazandırdı, bu yeni dönem daha fazla merak uyandırıyor.

Modanın, değerlerinizi yansıtan bir araç olarak sanatçı kimliğinizin hangi yönünü anlatmasını istersiniz?

Az önce söylediklerime benzer şekilde “işte bu şıklık” diye bağıran bir duruş yerine… doğal abartısız, kendini öne çıkarmadan fark edilen bir şıklık anlayışı ve buna benzer bir müziği arayan biriyim. Doğallığın içinde samimiyeti de barındırabiliyorsa, bu daha da iyi olur.

Son zamanlarda elinizin daha çok gittiği renkler ve dokular neler?

Bugüne kadar monokromu benimsedim fakat şimdilerde daha parlak tonları denemek istiyorum. Kumaş seçiminde hâlâ tenime temas ettiğinde rahat hissettiren dokuları tercih ediyorum.

Bugüne kadar pek çok farklı sahnede yer aldınız ve bundan sonra da deneyimleyeceğiniz pek çok yeni fırsat olacak. Alışık olmadığınız bir dünyada rahat hissetmenizi ve doğallığınızı korumanızı sağlayan kişisel bir formülünüz var mı?

Açıkcası böyle bir formülüm olmadığı için hâlâ zorlandığım anlar oluyor. Çok çabuk gerilen bir yapım var ve rahat hissetmek benim için her zaman kolay olmuyor. Eğer işe yarayan kesin bir formül olan varsa yardım almak isterim. (gülüyor)

Kariyerinizde 12 yılı geride bıraktınız. BTS üyelerinin hepsi, “Takım olmadan ben de var olamam.” sözünü günlük hayatta sık sık dile getiriyor. Bu sözün ağırlığını son zamanlarda hissettiğiniz bir an yaşadınız mı?

Bu sözün ağırlığını her zaman hissediyorum. Evde vakit geçirmekten ya da yemek yemek gibi en sıradan anlardan başlayarak… Hayalini kurduğum müziği üretirken yaşanan daha yoğun anlara kadar, her an. Bugün sahip olduklarımın hepsi BTS ve ARMY sayesinde olduğu için bu gerçeği her zaman aklımda tutmaya çalışıyorum.


Büyük sarsıntılar yaşamadan, kendinize özgü bir duruşla, çizginizi koruyarak adeta rüya gibi bir sevgi gördünüz, 2026 itibarıyla değiştirmek istediğiniz bir yönünüz var mı?

Her alanda ister istemez oluşmuş bir kararsızlık hâli var. Kafamın bir köşesinde sürekli duran, beni rahatsız eden bir şey. Net biri olmak istiyorum ama o kadar kolay olmuyor. Yine de Bu yıl bunu aşmak istiyorum! Kendi düşüncelerini net bir şekilde ifade eden biri olmak.